itirazın posta yoluyla yapılması mümkündür

İtirazın posta yoluyla yapılması mümkündür (Güncel Yargıtay Kararı)

ÖZET: Takip dosyasına yapılan itirazda imzanın bizzat icra müdürü huzurda atılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki itiraz dilekçesinin posta yoluyla gönderilmesi de mümkündür. Faydalı olması temennisiyle.

İtirazın posta yoluyla yapılması mümkün müdür ?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi‘nin istikrar kazanmış kararlarında da bahsedildiği üzere, borçlu itirazı posta yoluyla yapılması mümkündür. Posta yoluyla yapılan itirazda itirazın icra dairesine gönderildiği tarih olmayıp, icra dairesine ulaştığı tarih itibariyle itiraz tarihi olarak kabul edileceği, postada olası geçikmeler de taraflar yönünden hak kaybına sebebiyet vereceği düşünülmektedir. İşin en sağlıklısı icra dairesine bizzat veya muhabere aracılığıyla itiraz etmektir.
İtirazın posta yoluyla yapılması
İtirazın posta yoluyla yapılması
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO : 2016/26534
KARAR NO: 2018/1367
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 01/06/2016
NUMARASI : 2016/1-2016/16
DAVACI : BORÇLU: ********
DAVALI : ALACAKLI: ********
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Neşe Yüksel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
   Alacaklı tarafından yapılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak; itiraz dilekçesini PTT kanalı ile iadeli taahhütlü gönderdiği halde itirazının kabul edilmediğini ileri sürerek, itirazının kabulünü talep ettiği, mahkemece; itiraz dilekçesinin adi posta yoluyla geldiği, dilekçe sahibinin kimliği ve imzanın ilgilisine ait olup olmadığının tespit edilemediği ve herhangi bir merciin havalesi de olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
     İİK.nun 62. maddesine göre itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. Borçlu itiraz dilekçesini posta ile de gönderebilir. Bu halde itiraz, itiraz dilekçesinin postaya verildiği tarihte değil, posta ile gönderilen itiraz dilekçesinin icra dairesine geldiğinin icra tutanağına işlendiği tarihte yapılmış sayılır.
   Somut olayda, borçluya örnek 7 no lu ödeme emrinin 08.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, adi posta ile gelen itiraz dilekçesinin 11.09.2015 tarihinde icra dosyasına ulaştığı görülmektedir.
     Takip dosyasına yapılan itirazda imzanın bizzat icra müdürü huzurda atılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki itiraz dilekçesinin posta yoluyla gönderilmesi de mümkündür.
Bu durumda mahkemece, İİK’nun 62/1. maddesinde öngörülen yasal sürede yapılan itiraz nedeniyle İİK’nun 66/1. maddesi gereğince şikayetin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO : 2015/6770
KARAR NO: 2015/16747
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/02/2014
NUMARASI : 2014/181-2014/198
DAVACI : ALACAKLI:**********
DAVALI : BORÇLU    :*************
  Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 12/01/2015 tarih, 2014/31700-2015/239 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Turan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından yapılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, alacaklının icra mahkemesindeki başvurusunda, borçluların 13.01.2014 tarihinde takibe itiraz ettikleri ancak itiraz yapılırken borçlulardan Hakan Akkaya’nın huzurda bulunmadığından imza atmadığının icra memuru tarafından itiraz dilekçesinin üzerine not düşüldüğü, borçlu Hakan Akkaya’nın usule uygun itirazının bulunmadığından hakkındaki takibin devamına karar verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece, şikayetin kabul edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, borçluların takip dosyasına sundukları 13.01.2014 tarihli itiraz dilekçesinde borçlular Aynur Büyükdağ Doldurucu ve Hakan Akkaya’nın isim ve imzalarının bulunduğu, ayrıca dilekçe altına icra müdürlüğünce “Hakan Akkaya’nın imzası huzurda alınmamıştır.” şerhinin düşüldüğü görülmektedir.
İİK. 62. Maddesine göre itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.
Takip dosyasına yapılan itirazda imzanın bizzat icra müdürü huzurda atılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki itiraz dilekçesinin posta yoluyla gönderilmesi de mümkündür.
Bu durumda mahkemece, duruşma açılarak borçlu Hakan Akkaya’ya itiraz dilekçesindeki imzayı benimseyip benimsemediği, imzaya bir itirazı olup olmadığı sorularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.01.2015 tarih ve 2014/31700 E., 2015/239 K. Sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Lütfen Yazıyı Puanlayın
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir