ilamlı icra takibi zamanaşımı

İlamlı icra takibi zamanaşımı nedir ?

İlamlı icra takibinde zamanaşımı hakkında kanun maddesine ve Yargıtay kararına bu yazımızda yer verilecektir. İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresi ne zaman başlar? İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresini kesen işlemler nedir? Sorularını bu başlık altında bulabilirsiniz.

İİK’nun 39. maddesinde; “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar” hükmüne yer verilmiştir.

İlam verildiği tarihten itibaren on yıl içinde borçluya tebliğ edilirse bu tebliğ tarihinden itibaren yeni bir on yıllık süre başlar. Borçlu bu hükmü temyiz eder ve hüküm Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşirse, on yıllık zamanaşımı süresi, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren başlar. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku 3. Baskı Cilt III Sayfa 2178)

Özetle:

Zamanaşımının, ilamın karar tarihinden başlatılması gerekmekte olup, ilam, karar tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde borçluya tebliğ edilmemiş olduğundan, alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO : 2018/6147
KARAR NO: 2019/5018
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2016
NUMARASI : 2016/191-2016/282
DAVACI : Borçlu    : ********
DAVALI : Alacaklı : *************
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ******* tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.4.1994 tarih ve 1993/619 E. – 1994/249 K. sayılı kararı uyarınca  ilamlı icra takibi yapıldığını,  takip konusu alacağın, ilamın karar tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra takibe konulduğunu ileri sürerek takibin geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece, zamanaşımı süresinin başlangıcının ilamın kesinleşme tarihi olması gerektiği belirtilerek, takip konusu ilamın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde takibe başlandığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlarda, zamanaşımı süresinin ilamın kesinleşme tarihinden başlatılması gerektiği tabii olup, kesinleşmeden takibe geçilmesi mümkün olan ilamların zamanaşımı süresinin ise, ilamın karar tarihinden başlatılacağının kabulü gerekir.
İİK’nun 39. maddesinde;  “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar” hükmüne yer verilmiştir. İlam verildiği tarihten itibaren on  yıl içinde borçluya tebliğ edilirse bu tebliğ tarihinden itibaren yeni bir on yıllık süre başlar. Borçlu bu hükmü temyiz eder ve hüküm Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşirse, on yıllık zamanaşımı süresi, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren başlar. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku 3. Baskı Cilt III Sayfa 2178).
Somut olayda, takip dayanağı ilam 26.4.1994 karar tarihli olup, hükmün, ilamın davalısı olan takip borçlusu Ercan … A.Ş.’ye tebliğ tarihi 26.02.2016’dır. Bu durumda, takip konusu ilamın, kesinleşmeden takibe konulabilecek ilamlardan olduğu da nazara alındığında; zamanaşımının, ilamın karar tarihinden başlatılması gerekmekte olup, ilam, karar tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde borçluya tebliğ edilmemiş olduğundan, alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir. Böyle bir durumda, zamanaşımına uğramış bir alacak için, kesinleşme tarihinden itibaren yeni bir 10 yıllık sürenin başlayacağının kabulü olanaklı değildir.
O halde, mahkemece; borçlunun İİK’nun 33/1. maddesine dayalı zamanaşımı itirazının kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Lütfen Yazıyı Puanlayın
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir